Öğrenme Çıktısı: Peygamberimizin çocuklarla kurduğu iletişimi sentezleyebilme.
"Koruma ve esirgeme duygusu ile karışık olan sevgi, sevecenlik" tanımı hangi kavrama aittir?
Peygamberimiz çocuklara karşı her zaman merhametliydi. Çocuklarla oyunlar oynar, onlara şefkatle yaklaşırdı. Kendi sohbet meclisinde çocukların da bulunmasına izin verir, kimi zaman onlara mescidinde bir saf oluşturacak kadar yer ayırırdı. Yolculuktan döndüğünde kendisini karşılayanlar arasında bulunan çocuklara ilgi gösterir, onlardan bazılarını bineğine alır, şehre çocuklarla beraber girerdi.
Peygamberimiz tevazu sahibi bir insandı. O kibirlenmez, başkalarını küçük görmezdi. Çocuklara karşı merhametliydi. Bir hadisinde şöyle buyurdu:
Aşağıdaki ifadeyi değerlendiriniz:
Peygamberimiz zaman zaman çocuklara nasihatte bulunurdu. Bir gün bineğinin arkasında yolculuk eden Abdullah bin Abbas’a (ra):
öğüdünü vermişti.
Çocuklar Peygamberimiz için neşe kaynağıydı. Çocukların sevinçli hâlleri onu mutlu eder, onları üzgün gördüğünde o da üzülürdü. Peygamberimizin bu tutumu çocuklardan karşılık görürdü. Onlar da Peygamberimizi çok severdi. Peygamberimize yakın olabilmek için onun mescidini ve mescidinin çevresini toplanma yeri olarak belirlemişlerdi.
Peygamberimizin yaşamı çocuklarla kurduğu güzel iletişim örnekleriyle doluydu. Bu örnekler sadece onun evine yakın olanlarla sınırlı değildi. Görüştüğü her çocuk onun bu ilgisinden etkilenir, ondan birçok şey öğrenirdi.
Peygamberimiz çocuklara karşı anlayışlıydı. Hurma düşürmek için ağaca taş atarken yakalanan Rafi işimli bir çocuk ona getirilmişti. Peygamberimiz çocuğu cezalandırma yoluna gitmemiş, ona tatlı bir dille bu davranışının sebebini sormuştu. “Yemek için!” cevabını alınca:
diyerek ona nasihatte bulunmuştu. Peygamberimizin bu yaklaşımı çocuğu mutlu etmiş ve çocuk bir daha buna benzer bir davranışta bulunmamıştı.
Peygamberimiz ağaca taş atan Rafi'ye neden ceza vermemiştir?
Peygamberimiz bir gün Numan (ra) isimli bir çocuğa, annesine götürmesi için bir salkım üzüm vermişti. Çocuk da eve giderken üzümün tamamını yemişti. Daha sonra Peygamberimiz Numan’ı (ra) gördüğünde ona “Üzümü annene ulaştırdın mı?” diye sormuştu. Numan (ra) “Hayır!” cevabını verince ona hoşgörülü davranmış, annesine karşı vefalı olması gerektiğini hatırlatmıştı.
(İbni Mace, “Etıme”, 61.)
Peygamber Efendimiz çocukların ihtiyaçlarını gözetir, ahlaki gelişimlerini her fırsatta desteklerdi. Huzuruna getirilen çocuklara seviyelerine göre kelimeitevhidi ve bazı kısa ayetleri öğretirdi. Anne ve babalara:
buyurarak çocuklara namazı öğretmeleri gerektiğini söylerdi.
Peygamberimiz, çocuklara toplum içerisinde nasıl davranılması gerektiğiyle ilgili tavsiyelerde bulunurdu. Sofra adabıyla ilgili olarak Ömer bin Seleme’ye (ra) yemeğini yerken besmele çekmesini, sağ eli ile önünden yemesini tavsiye etmişti. (Buhari, “Etıme”, 2.) Namaz sırasında sağa sola bakan bir çocuğu ise:
diyerek uyarmıştı.
Peygamberimiz çocuklara günlük hayatta yapabilecekleri görevler verir, onların öz güvenlerinin pekişmesini sağlardı. Mekke’de iken Hz. Ali’ye, ev işlerine yardımcı olmak ve akrabaları yemeğe davet etmek gibi sorumluluklar vermişti. Medine’de hizmetinde bulunan Hz. Enes bin Malik’e de yapabileceği görevler vermiş, Mekke’de ezan okuma isteğinde bulunan Hz. Ebu Mahzure’nin bu isteğini kabul etmişti. (Müslim, “Fedâil”, 54.) İbadetleri doğru ve güzel yapmaları konusunda çocukları teşvik etmişti. Çocuklar da Hz. Peygamber’in tavsiyelerine uymuş ve bunları yaşamlarında uygulamışlardı.
Peygamberimizin çocuklara görev vermesinin temel amacı nedir?
Peygamberimiz Müslümanlardan çocuklarına güzel terbiye vermelerini, onlara karşı hoşgörülü olmalarını, sevgi, şefkat ve merhametle davranmalarını istemiştir. O, çocukların incinmesine razı olmamış, namaz kıldırırken ağlayan bir çocuk sesi işittiğinde namazı kısa tutmuştur. Merhamet ve saygı prensibini de şu hadisiyle ifade etmiştir:
Peygamberimizin yaşadığı dönemde erkek çocuklarına daha fazla değer verilirdi. Buna rağmen o, kız ve erkek çocukları arasında ayrım yapmazdı. Bir gün kendisine hediye edilen bir kolyeyi eşlerine gösterdikten sonra:
demiş ve kolyeyi Hz. Zeyneb’in kızı Ümame’nin (ra) boynuna takmıştı. (Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, 6/101.)
Peygamberimiz anne ve babalardan kız çocuklarına güzel davranmalarını isterdi. Bu konuda:
buyurmuştur.
Müslümanlara kız ve erkek çocukları arasında ayrım yapmamalarını, onlara karşı adil olmalarını öğütlerdi. Oğlu gelince kucağına alıp seven, kızı geldiğinde ise ilgisiz şekilde yanına oturtan adamı bu davranışı nedeniyle kınamıştı. (Ebu Davud, “Büyû (İcare)”, 83.)
Sahabiden Numan bin Beşir’in (ra) babası malının bir kısmını oğlu Numan’a (ra) bağışlamış, kızına ise bir şey vermemişti. Daha sonra bu durumu Peygamberimize sormuştu. Peygamberimiz de:
diyerek onu uyarmıştı. Ardından da:
diyerek tüm Müslümanlara uyarıda bulunmuştu.
Aşağıdaki davranışlardan hangisi Peygamberimizin tavsiyesine uygundur?
Hz. Peygamber, inancına bakmaksızın tüm çocuklara sevgisini gösterirdi. Örneğin Medine’de yaşayan Yahudi bir ailenin çocuğu hastalanınca onu ziyarete gitmiş, çocuğa İslam’ı anlatmış ve onu Müslüman olmaya davet etmişti.
Peygamberimiz, Yüce Allah’ın, maddi kaygılardan dolayı çocuklara zarar vermeyi yasakladığını anne ve babalara her zaman hatırlatırdı. (İsra suresi 31. ayet.)
buyurarak yetimlerin ve kadınların korunmasını isterdi.
İşaret parmağı ile orta parmağının arasını hafifçe açıp ashabına göstererek:
buyurmuştu.
Peygamberimiz çocukların mescide gelmelerine, yaşlılarla birlikte sohbet meclislerinde bulunmalarına izin verirdi. Bir gün arkadaşlarıyla sohbet ederken kendisine içecek ikram edildi. O, içecekten arkadaşlarına da vermek istedi. Sağ tarafında oturan küçük çocuğa dönerek:
diye sordu. Çocuk da:
cevabını verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz, ikrama küçük çocuktan başladı. (Müslim, “Eşribe”, 127.)
Aşağıdaki cümleyi uygun kelimelerle tamamlayınız.
Dersin sonuna geldiniz.