Eğitimciler Nesiller Hakkında Ne Kadar Bilgi Sahibi?

Ana Sayfa » YAZILARIM » Eğitimciler Nesiller Hakkında Ne Kadar Bilgi Sahibi?

İçinde yaşadığımız çağın insanının teknolojik ihtiyaçları ve onların eğitim ve öğretmenden beklentilerine geçmeden önce, son yüzyılda yaşayan nesillerin hangileri olduğu, bunların ihtiyaçlarının zamanla nasıl bir değişikliğe uğradığı ve hangi noktaya geldiği konusuna bir göz atmak faydalı olacaktır. Nüfus bilimciler nesilleri genel olarak doğum ile çocuk sahibi olma arasındaki süreye göre kategorize etmişler, bu da yaklaşık 20-25 yıllık bir periyoda denk gelmiştir.[1] Ancak günümüzde nesiller, teknolojinin etkisiyle oldukça hızlı değişmeye başlamıştır ki nesillerin kategorizasyonu için ifade edilen bu süre, geçerli olmaktan çıkmıştır. En son alfa neslinin ilave edilmesiyle bu kategoriler 6. kez yenilenmiştir.[2] Kategoriler ve özellikleri aşağıda sıralanmıştır.

Sessiz Kuşak: Savaş kuşağı da denilen bu nesil, 1925-1945 yılları arasında doğanları kapsar. II. Dünya savaşını gören bu kuşak sıkıntı ve yokluklar içinde yaşamıştır. Günümüzde yaşayan kuşaklar arasında en yaşlı olanı bu gruptur. Ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarını görmüş bu kuşağın çalışma değerlerini, kurallara ve otoriteye saygı, sadakat, uyum, iş odaklılık, çok çalışma, kanaat etme, doyumu erteleme ve yükselme isteği gibi hususlar oluşturmaktadır. Sessiz kuşağa mensup bireyler, diğer kuşaklar arasında işine en sadık olanlar olup iş değiştirmeye inanmamaktadırlar. Sessiz kuşak olarak adlandırılmaları da otoriteye olan saygılarından dolayıdır.[3]

Bebek Patlaması Kuşağı (Baby Boomers): Bu kuşak 1946-1964 yılları arasında doğan kişileri kapsamaktadır. II. Dünya Savaşı’ndan sonraki nüfus patlaması dönemlerinde doğanlar bu kuşağı oluşturmaktadırlar. İnsan hakları hareketleri, radyonun altın çağını yaşaması, Türkiye’de ilk seçimler, ilk ihtilal ve çok partili dönem sancılarının yaşandığı bu yıllarda doğanların oluşturduğu bir kuşaktır. Bu jenerasyon çalışkan, idealist, işkolik bir yapıya sahiptir. Zor işlere ve uzun saatler çalışmanın önemine inanan bu kuşak üyeleri uzun dönemli istihdam anlayışıyla çalışmaktadırlar. Rekabetçi yapıya sahip bu kuşak tek bir yerde uzun sure çalışmış ve “çalışmak için yaşamak” felsefesini benimseyerek emeklilik sonrası bile çalışmayı sürdüren bir yapıya sahip olmuştur.[4]

X Kuşağı: 1965 ile 1979 yılları arasında doğanları kapsayan bu kuşak, 2020 yılı itibariyle 41-55 yaş aralığında olanlardır. Bugün iş hayatında olanların çoğu bu kuşaktaki bireylerden oluşturmaktadır. Türkiye nüfusunun % 20’den fazlasını bu kuşak oluşturmaktadır.[5] Televizyon, çamaşır makinası, transistörlü radyo, kasetçalar, bilgisayar gibi yeni icatlara gözünü açmış bu kuşak pek çok dönüşümü yaşamıştır. Özellikle bilgisayar sistemlerinin dönüşümü ve buna bağlı değişen iş yapma şekillerine adapte olmaya çalışan bir nesil olmuştur. Bugünkü teknolojik altyapının bu dönemde oluşmaya başladığı söylenebilir. Bu kuşağa ait bireylerin yönetici olmasıyla bilgi ve iletişim teknolojileri daha fazla kullanılmaya başlayarak hızlı bir yayılma göstermiştir.[6]

Y Kuşağı: Genel olarak 1980 ile 2000 yılları arasında doğanları kapsayan kuşaktır. Bu kuşak için birçok farklı isimlendirmeler kullanılmaktadır. Milenyum Kuşağı, Dijital Kuşak, Dijital Yerliler ve Google Kuşağı bunlardan bazılarıdır. İsimlendirmelerden de anlaşılacağı gibi bu kuşak, dijital teknolojinin yoğun olduğu bir döneme denk gelmektedir. Eğitimciler arasındaki en genç kuşaktır. Sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanırlar. Görsel yetenekleri gelişmiş, özgürlüğü ve esnekliği seven bu nesil aynı zamanda küreselleşen bir ekonomi ve kültürlerarası etkileşimin arttığı bir dönemde yaşamaktadırlar. Türkiye nüfusunun yaklaşık %35’le en fazla kesimini oluşturan Y kuşağı, bağımsız, bireyci, uyumsuz olarak tanımlanıyor. Değişimi kucaklamak için isteğe ve sürekli yeni yaklaşımlar içinde geleceğe meydan okuyabilme kapasitesine sahiptirler. Ayrıca bu kuşaktakiler yüksek hayat standartlarına sahip olmakla birlikte takım çalışmalarında da ön plana çıkmaktadırlar.[7]

Z Kuşağı: 2000-2010 yılları arasında doğanları kapsamaktadır. Bu kuşak, internet kuşağı ya da kristal kuşak olarak da isimlendirilmektedir. Teknolojiyle geçirdikleri zaman dilimi dikkate alındığında bu kuşaktakiler, aşırı bireyselleşme ve yalnızlaşmayı daha çok yaşayacaklardır. Yüksek teknoloji içinde yetişiyor olmalarından ötürü, sanal dünyayla alakalı hususlarda Y kuşağından çok daha uzmandırlar. Bilgisayarı kitaba, metinleri ise konuşmaya tercih etmektedirler. Dışarıda çok zaman geçirmeyen Z kuşağının uzaktan iletişim tercihleri, yalnız yaşamayı seçtiklerini göstermektedir. Dijital teknoloji sayesinde bilgiye erişimleri kolay olan Z kuşağı, daha erken yaşta eğitilmekte ve daha çabuk mental gelişim göstermektedir. Sanal dünyada daha aktif olan bu kuşak, ileri teknoloji ürünlerini günlük hayatlarının bir parçası olarak kullanmaktadırlar.[8]

Alfa Kuşağı: 2010 yılından sonra doğanların ait olduğu kuşaktır. Özelikle dijital dünyanın içinde doğmalarından dolayı en fazla teknoloji odaklı nesil olarak nitelendirilen Alfa Kuşağı, sosyal yaşamı ve ekonomiyi dönüştürecek yönleriyle ilerde kendilerini hissettireceklerdir. Alfa nesli, diğer nesillerden daha genç yaşlarda teknolojiyle etkileşime girdikleri için bilgiye erişme gücü açısından diğer kuşaklara göre daha fazla imkâna sahip tir. Tablet, akıllı telefon ve mobil uygulamaların olmadığı bir dünyayı hayal dahi edemiyorlar. Ancak teknolojiyi kişiselleştirebilme yeteneğine sahip olacak bu kuşağın, diğer nesillere göre daha az sözlü iletişime gireceği ve daha az fiziki-sosyal iletişim kuracağı ifade edilmektedir.

 

[1] Erdem Erkul, “Gelecekte Eğitim ve Alfa Nesli” (2020).

[2] Murat Erdör, “Alfa Kuşağı Geliyor”, 2018.

[3] Şafak Gündüz – Tuğrul Pekçetaş, “Kuşaklar ve Örgütsel Sessizlik/Seslilik”, İşletme Bilimi Dergisi (JOBS) 6/1 (2018), 92.

[4] Stefo Benlisoy, “Mit ile Gerçeklik Arasında 68’i Hatırlamak”, Mesele Kitap Dergisi, 2008, 31.

[5] TÜİK, “Nüfus Projeksiyonları 2018-2080” (2018).

[6] Nazan Yelkikalan – Emel Altın, “Farklı Kuşakların Yönetimi”, Yönetim Bilimleri Dergisi 8/2 (2010), 14.

[7] Judith Lower, “Brace Yourself Here Comes Generation Y”, Critical Care Nurse 28/5 (2008), 82.

[8] Emre Sarı – Gözde Harta, “Kuşakların Tüketim ve Satın Alma Davranışları Üzerine Bir Araştırma”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi 11/61 (2018), 969.

 

Mehmet Fatih BÜTÜN
Dijital E-İçerik Geliştiricisi / Öğretmen

%d blogcu bunu beğendi: