5.2.1. Allah’ın Huzurunda Olmak: Namaz İbadeti
İnsan kendisine yapılan iyiliğe teşekkürle karşılık verir. Teşekkür, sözle ifade edilebileceği gibi davranışla da yerine getirilebilir. İyiliğe başka bir iyilikle karşılık vermek de bir tür teşekkür sayılır. Anne babamızın bizler için yaptıkları fedakârlıklara sorumluluklarımızı yerine getirerek karşılık verebiliriz. Bu da onlara teşekkürümüzü ifade etmenin bir yoludur.
İnsanın, kendisini en güzel şekilde yaratıp yaşatan Yüce Allah’a da teşekkür etmesi gerekir. Bunun yolu da Allah’a (cc) ibadet etmektir.
İbadet: Genel anlamda Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak her türlü tutum ve davranıştır. Özel anlamda ise Allah (cc) tarafından yapılması istenen ve belirli kuralları olan davranışları ifade eder.
İbadet aynı zamanda insanın yaratılış amacıdır. Kur’an-ı Kerim’de bu konuyla ilgili şöyle buyrulur: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” [Zariyat suresi, 56. ayet] İnsan ibadet sayesinde hem yaratılış gayesine uygun davranmış hem de verdiği nimetler için Allah’a (cc) teşekkür etmiş olur.
Namaz: Sözlükte “yalvarmak, dua, rahmet, yardım” gibi anlamlara gelen salat; dinî bir terim olarak tekbirle başlayıp selamla biten, belirli hareket ve sözlerden oluşan bedenî ibadet demektir. Arapça “salat” kelimesinin karşılığıdır.
Namaz, mümini Allah (cc) katında yücelten ve manevi olarak O’na yakınlaştıran bir ibadettir.
Namaz ibadeti kelimeişehadetten sonra İslam’ın en önemli esasıdır.
Ergenlik çağına gelmiş ve akıl sağlığı yerinde olan her Müslüman’ın günde beş vakit namaz kılması farzdır.
Kur’an-ı Kerim’de “… Namazı dosdoğru kılın çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” [Nisâ suresi, 103. ayet] buyrulmaktadır. Müslüman namaz kılarken Yüce Allah’ı anar; O’na olan sevgi, saygı ve bağlılığını dile getirir.
Farz: Allah’ın (cc) yapılmasını kesin olarak emrettiği ibadetlerdir.
Kur’an-ı Kerim’de namazı aksatmadan saygı içinde kılmanın müminlerin özelliklerinden olduğu şöyle ifade edilir: “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir, onlar namazlarında derin saygı içindedirler… Ve onlar namazlarına devam ederler.” [Mü’minûn suresi, 1, 2 ve 9. ayetler]
Namaz bütün peygamberlere ve ümmetlerine emredilmiş bir ibadettir. [bk. İbrahim suresi, 40. ayet; Meryem suresi, 29-31. ayetler; Yûnus suresi, 87. ayet] Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde namazı dinin direği olarak nitelerken [bk. Tirmizi, İman, 8.] başka bir hadisinde de namazın önemini şöyle dile getirmiştir: “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.” [Tirmizi, Tahâret, 1.]