Alfa Kuşağının Eğitim Açısından Önemi

Ana Sayfa » YAZILARIM » Alfa Kuşağının Eğitim Açısından Önemi

Alfa kuşağının alacağı formal eğitimin, önceki kuşakların tamamından daha farklı ve yoğun olacağının altını çizmek gerekir. Bunun da ötesinde, sahip oldukları dijital imkânlar ve alışkanlıklar sayesinde, herhangi bir alanda kendi kendine uzmanlaşma oranı bu nesilde oldukça yüksek olacağı tahmin edilmektedir. İlgili oldukları teknolojik bir konuya oldukça rahat bir şekilde yoğunlaşıp kendilerini geliştirdiklerini bugün de görebiliyoruz. 15-16 yaşında olup, kendi kendine programlama, tasarım, yabancı dil vs. öğrenen birçok genç mevcuttur. Alfa neslinde bu örneklerin epey yaygınlaşacağı tahmin edilmektedir. Bunun sonucu olarak, örgün eğitimin dışında kazanılan bilgi, beceri ve birikimin öneminin artacağını söyleyebiliriz. Eğitim hayatına başlamadan önce kendi kendine belli bir öğrenme tekniğini hâlihazırda geliştirmiş bir nesil gelmektedir. Genellikle deneyerek ve tecrübe ederek öğrenmeye alışan bu neslin alışkanlıklarına uygun bir eğitim anlayışı ve metodu geliştirmek gerekmektedir. Özellikle Türkiye gibi büyük ve nüfusu sürekli artan ülkelerin, dönüştürmeleri gereken yerleşik eğitim sistemi de aynı ölçüde büyük olup, bu konuda yoğun çabalar sarf edilmesi gerekmektedir.[1]

Öğretmenler ve öğretmen yetiştiren kurumların “en girişimci nesil” olarak adlandırılan Alfa kuşağına ait şu özellikleri de dikkate almaları gerekmektedir:

  • Diğer kuşaklara göre daha uzun süre eğitim alacak olmaları,
  • Diğer kuşaklara göre işgücüne daha geç katılacak olmaları,
  • Diğer kuşaklara göre aile hayatına daha geç girmeleri ve daha geç çocuk sahibi olacak olmaları
  • Ağırlıklı olarak çevrimiçi öğrenme yoluyla dijitale dönük eğitim alacak olmaları,
  • Hayatın daha erken dönemlerinde bilgiye ve kaynaklara ulaşabilecek olmaları,
  • Sanal (virtual reality: VR) ve artırılmış gerçekliğin (augmented reality: AR) bu kuşağın hayatlarının bir parçası olması,
  • Çevrimiçi alışverişler, robotlarla arkadaşlık kurma ve onlarla oyun oynama-ders yapma, onlarla sohbet etme ve vakit geçirme gibi özellikleri nedeniyle sosyal hayat açısından insanlarla diyaloglarının azalacak olması.

Eğitim ve öğretim açısından bir öğretmen Alfa kuşağının bu dikkat çekici özelliklerini son derece iyi idrak etmeli ve bu öğrencilerin sorunlarına karşın uygun, kalıcı ve faydalı çözümler üretmelidir. Öğretmen yetiştiren kurumlar ise geleceğin dünyasına hâkim olacak bu nesillerin özellik ve ihtiyaçlarını göz ardı etmeden planlamalarını yapmalıdır. Aksi takdirde formal eğitim mekânları olan okullar bu kuşak için sıkıcı mekânlar haline gelecektir.

[1] Erkul, “Gelecekte Eğitim ve Alfa Nesli” (2020).

 

Mehmet Fatih BÜTÜN
Dijital E-İçerik Geliştiricisi / Öğretmen

%d blogcu bunu beğendi: